6 Ocak 2011 Perşembe

İnternette Okuma-Yazma

İnsanlar artık internet deyince akıllarına ilk gelen sosyal paylaşım siteleri oluyor. Bunda sadece yetişkinler değil çocuklarda aynı şekildedir. Bu sosyal paylaşım sitelerinin kurulumunda sonra insanlarda yazma demek sosyal paylaşım sitelerine kendi aralarında gönderdikleri mesajlardan ibaret olmaya başlamıştır. Ya da insanların yazma konusunda kendilerini artık yeterli bulmadıkları için yazma işlemini artık gerçekleştirmemektedirler. Artık eskiye göre yazılan şiirler, romanlar v.b kitap halini alan şeyler artık daha az dikkat çeker oldular. Bunun nedeni yazılan şeylerin bir yerlerden kopya çekilerek yazılmış olması veya yazılan şeylerin bir anlam içermiyor olmasından kaynaklanmaktadır. Bu tarz şeylerin olmasından dolayı artık insanlar kitabın tamamını okumak yerine internetten özetine bir göz atmak yeterli olmaya başladı ve birçok internet sitesinde de artık kitapların tamamı yayınlanmaktadır. Bundan dolayı da artık kütüphanelere gidip ya da kitapevlerine gidip kitap okumak yerine internette bir tıklamayla kitap karşımızda  olmakta. Tabi bunlar olurken insanların sağlık problemleri artmaya başlamakta ilk olaraktan gözlerde problemler olmaya başladı, bel ağrıları, sırt ağrıları v.b. birçok rahatsızlıklar artmaya başlamıştır. Bu tarz sorunlardan sonrada insanlar artık uzun yazılar veya metinler okumak yerine kısa bir göz atma yeterli olmaya başladı. Nasıl kısa metinleri okumayı tercih etmeye başladıysak aynı şekilde kendi aramızda konuşmalarda da kısa kısa cümleler kurmaya başladık.  Bunlar insanların kendi aralarında iletişimin azalmasına neden olmakta. Artık insanlar iletişimsizlikten dolayı kendi yaptığı hataları bile başkalarına yüklemeye başladılar. Artık insanlar evlerinde bile her aile ferdinde birer bilgisayar ve artık ev içerisinde isteklerin bildirimi bilgisayarlar üzerinden olmaya başlayacak. Bunda insanların agresif olmalarına neden olmaktadır.
   Prof. Dr. Üre, sosyal gelişimin desteklenmesi için okullara büyük görev düştüğünü vurgulayarak, şöyle söyledi: “Şayet okullar gerçek işlevini yerine getirirse çocuklar internet kafeler de zamanlarını bilgisayarda oyun oynayarak geçirmez. Sosyal ihtiyaçlarının yerine bilgisayarı ve onun sunduğu sanal oyunları koyan çocuklar, ahlaki gelişimden yoksun kalırlar. Çocukların sanal bir oyunda yarışmaları ve başarılı olmaları onları zihinsel açıdan, ayrıca algılama ve muhakeme gücü bakımından geliştirir. Bu nedenle okullardaki kütüphanelerin bir kısmı oyun salonu şeklinde düzenlenerek, çocukların bu ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde karşılanmalıdır. İnternet kafe yerine okulda ders sistematiği içinde faydalı bilgisayar oyunlarına yönelen çocuklar, bu teknolojiden sağlıklı bir şekilde yararlandırılmış olur.”
Bilgisayar bilinçli ve sınırlı kullanıldığında görsel ve işitsel algı, dikkat, göz ve el koordinasyonu, muhakeme gibi zihinsel işlevlerin gelişmesini sağlıyor. Okul öncesi dönemde en kolay, en çabuk eğitim oyunla verilebildiğinden, bu noktada eğitim programlarının önemi ortaya çıkıyor. Amaçları iyi belirlenmiş eğitim programları, çocuklara boyut, şekil, sayı, renk, gibi temel kavramları eğlenceli bir şekilde öğretiyor, onların kendi kararları doğrultusunda yeni düzenlemeler yapmasına olanak tanıyor. Hayvanlar ses, görüntü koordinasyonu ile tanıtılıyor. Yeni kelimelerle dil gelişimi destekleniyor. Bunun yanında elektronik aletleri kullanan çocukların, kalem tutmayı daha çabuk öğrendiği gözlemleniyor. Böylece bilgisayar çocuğun merak ve keşif duygusunu tatmin ederek yaratıcılığını geliştirmesini sağlıyor. İngiltere Newcastle Üniversitesinde bazı araştırmacılara göre bilgisayarı doğru olarak kullanan ilkokul çocuklarının okuma yazma yeteneği ortalamadan beş kat hızlı gelişiyor. Araştırma sonucunda, bilgisayar kullanımının rakamsal becerileri de üç kat fazla geliştirdiği ortaya konmuştur.   Özellikle 3-6 yaş için ölüm çok uzak ve soyut bir kavram. Çocuk eğer çevresinde görmediyse, sadece bitki ve hayvanlardan tanıdığı ölümü, oyunlarda sürekli karşısında görüyor. Ancak kahramanların ölüp yeniden canlanmasıyla yanıltıcı bilgiler ediniyor. Bu bilgiler doğrultusunda, arkadaşına verdiği zarar ya da kanayan bir yara ona eğlenceli gelebiliyor. Genel olarak şiddet, ölüm, dövüş senaryolarının başkahramanı olarak, kazanmayı hedefleyen çocuk, zamanla oyunlardan haz duyuyor ve bu onda bağımlılık yapıyor. Yaşamda ki benzer davranışlara ve suç unsurlarına karşı duyarsızlaşıyor.
    Bilgisayar ve internet, yerinde ve bilinçli kullanılırsa, harika bir eğitim ve öğretim aracıdır. Uzmanlar öğrencilerin ödev hazırlarken yalnız internete bağlı kalmalarının, kişisel deney ve araştırma alışkanlıklarını zedelediğini, birbirine benzer çalışmalar sunulmasına sebep olup öğrencileri hazırcılığa ittiğini, buna özellikle çok dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder